<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TSK Disiplin Kanunu – Yavuz Hukuk ve Danışmanlık-Askeri Avukat</title>
	<atom:link href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/tag/tsk-disiplin-kanunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yavuzhukukvedanismanlik.com</link>
	<description>Av.Muhammed Talha Yavuz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Sep 2024 09:04:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/02/Yavuz-Hukuk-ve-Danismanlik-2-150x150.png</url>
	<title>TSK Disiplin Kanunu – Yavuz Hukuk ve Danışmanlık-Askeri Avukat</title>
	<link>https://yavuzhukukvedanismanlik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlanması-İptal Davası</title>
		<link>https://yavuzhukukvedanismanlik.com/guvenlik-sorusturmasi-olumsuz-sonuclanmasi-iptal-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Muhammed Talha Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jan 2024 14:15:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Askeri Disiplin Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik Soruşturması Avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[TSK Disiplin Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Erbaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yavuzhukukvedanismanlik.com/?p=2405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güvenlik Soruşturması Nedir? Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, kamu görevlerine atanacak kişilerin veya kamu görevlilerinin güvenilirliğini ve yeterliliğini belirlemek için yapılan bir incelemedir. Bu inceleme sonucunda olumsuz bir rapor verilmesi halinde, kişi kamu görevine atanamaz veya görevden alınabilir. Bu durumda, kişi idari yargıda iptal davası açarak raporun hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir. Kimlere Güvenlik Soruşturması [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/guvenlik-sorusturmasi-olumsuz-sonuclanmasi-iptal-davasi/">Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlanması-İptal Davası</a> first appeared on <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com">Yavuz Hukuk ve Danışmanlık-Askeri Avukat</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="940" height="788" src="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2024/03/Guvenlik-Sorusturmasi.webp" alt="Güvenlik Soruşturması" class="wp-image-2586" style="aspect-ratio:1.875;object-fit:cover;width:748px;height:auto" srcset="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2024/03/Guvenlik-Sorusturmasi.webp 940w, https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2024/03/Guvenlik-Sorusturmasi-300x251.webp 300w, https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2024/03/Guvenlik-Sorusturmasi-768x644.webp 768w" sizes="(max-width: 940px) 100vw, 940px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Güvenlik Soruşturması Nedir?</h2>



<p><strong>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması</strong>, kamu görevlerine atanacak kişilerin veya kamu görevlilerinin güvenilirliğini ve yeterliliğini belirlemek için yapılan bir incelemedir. Bu inceleme sonucunda olumsuz bir rapor verilmesi halinde, kişi kamu görevine atanamaz veya görevden alınabilir. Bu durumda, kişi idari yargıda iptal davası açarak raporun hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Kimlere Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılır</h2>



<p>Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın <strong>ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.</strong>  </p>



<p>Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Güvenlik Soruşturmasının Hukuki Yorumlanması</h2>



<p><strong>Güvenlik soruşturması yapılırken</strong> bireylerin özel hayatının korunması hakkı, kamu hizmetine girme hakkı, kişisel verilerinin güvenliği, masumiyet karinesi gibi haklarını ihlal edecek nitelikte uygulamalara yol açan güvenlik soruşturmaları/arşiv araştırmaları, sıklıkla idari yargının hatta bireysel başvurunun konusu olmaktadır. Danıştay’ın istikrar kazanmış ilke ve kararlarının yansıra hak ihlali bağlamında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin de bu konuda verdiği önemli kararlar bulunmaktadır.</p>



<p>Nitekim Anayasa Mahkemesi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesini Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Dava Açma Süresi-Zamanaşımı</h2>



<p><strong>Güvenlik soruşturması</strong> ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlanan kişilerin bu&nbsp;işlemlere karşı kararın kendilerine tebliğinden itibaren <strong>60 gün</strong> içinde <strong>güvenlik soruşturması davası</strong>&nbsp;iptal davalarını açmaları gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Güvenlik Soruşturması İptal Davamı Nerede Açmalıyım?</h2>



<p>İdari yargılama usul kanunu madde 20/C kapsamında davanın nerede açılacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu kanuna göre Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Bu uyuşmazlıkların çözümünde ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki <strong>idare mahkemesi</strong> yetkilidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">HAGB Almak Güvenlik Soruşturmasını Olumsuz Etkiler Mi?</h2>



<p>HAGB kararı teknik anlamda bir hüküm olmadığından henüz sonuç doğuran bir karar olarak kabul edilmemektedir. Ancak bazı özel kanunlar ile kişinin HAGB almış olmasını olumsuz kabul etmektedir. Örneğin 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu uyarınca, HAGB kararları mesleğe alınmada engel teşkil etmektedir. Ancak bu istisnai hükümler dışında kişinin HAGB almış olması başlı başına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet vermemelidir. Zira ortada henüz bir hüküm bulunmadığından söz konusu suç işlenmemiş kabul edilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Güvenlik Soruşturmasında Sosyal Medya Hesaplarına Bakılır Mı?</h2>



<p>Son zamanlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından kaynaklı vatandaşlar problemlerle karşılaşmaktadır. Bizlere de <strong>Güvenlik soruşturmasında instagram hesabına bakılır mı</strong>? WhatsApp mesajları kontrol edilir mi? İnternet geçmişine bakılır mı? Güvenlik soruşturmasında kaçıncı derece akrabalara bakılır? gibi çeşitli sorular sorulmaktadır. </p>



<p>Şunu hemen söyleyelim ki güvenlik soruşturmasın da kişinin sosyal medya hesapları, internet geçmişi gibi kişisel veri niteliğindeki bu tarz verilere bakılmaz. WhatsApp mesajlarınız incelenmez. </p>



<p>Kaçıncı derece akrabaya bakılır sorusunun cevabı ise çok net bir şekilde anayasada yazmaktadır. Zira suçlar ve cezalar şahsidir kimse bir başkasının işlediği bir suç yüzünden cezalandırılamaz. Böyle bir durumla karşılaşmanız durumunda güvenlik soruşturması avukatından hukuki destek almanızı şiddetle tavsiye etmekteyiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size">Güvenlik Soruşturması Karar Örneği</h2>



<p>“Uyuşmazlık konusu olayda,  davacı hakkında güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına dair kendisi hakkında herhangi bir tespitin yer almadığı, ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağı yönündeki evrensel hukuk ilkesi uyarınca, davacının yakını hakkındaki adli suç kaydının bulunmasının da davacının güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz olması sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakta olup </p>



<p>davalı idarece de davacının güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz olması sonucunu doğurabilecek başkaca hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının sözleşmesinin feshi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.”</p>



<h3 class="wp-block-heading has-large-font-size">Güvenlik Soruşturması Danıştay Kararı</h3>



<p><strong>Dava konusu istem:</strong> Vergi müfettiş yardımcılığı yazılı ve sözlü sınavında başarılı olan davacının,&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması&nbsp;ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca vergi müfettiş yardımcısı olarak atamasının yapılmamasına ilişkin &#8230;tarihli ve &#8230;sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: &#8230;İdare Mahkemesinin &#8230;tarihli ve E:&#8230;, K:&#8230;sayılı kararıyla; davacının atamasının yapılmamasının nedeni olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen şantaj ve telefonla hakaret suçlarının gösterildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle kurulan hükmün davacı hakkında hiç bir hukuki sonuç doğurmayacağı açık olduğundan, davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>



<p><strong>İLGİLİ MEVZUAT:</strong><br>4045 sayılı&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasında; &#8220;&#8230;(Ek:18/10/2018-7148/29 md.)&nbsp;Güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler,&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.&#8221; hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; &#8220;Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması,&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturmasının&nbsp;ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almıştır.</p>



<p>4045 sayılı Kanun&#8217;un 1. maddesine dayanılarak çıkarılan&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması&nbsp;ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği&#8217;nin 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel ile hakkında yapılacak&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırmasını düzenlemek olduğu, 6. maddesinde; kamu kurum ve kuruluşlarının, gizlilik dereceli birim ve kısımları ile bunların görevleri hakkında&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması yönergesi hazırlayacağı, 15. maddesinde; kamu kurum ve kuruluşlarında, yaptırılan&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi, kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerlerde çalıştırılıp çalıştırılmamaları gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere değerlendirme komisyonları kurulacağı belirtilmiştir.</p>



<p>Maliye Bakanlığı Personeli Hakkında Yapılacak&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması&nbsp;ve Arşiv Araştırması Yönergesi&#8217;nin &#8220;Kapsam&#8221; başlıklı 2. maddesinde; &#8220;Bu yönerge; Maliye Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görevli bulunan personel ile ilk defa, yeniden veya kurumlar arası naklen atanacaklardan gizlilik dereceli birim, kısım ve görevlerde çalıştırılması düşünülenler ile, yurtdışı teşkilatında sürekli görevlendirilecek bütün personelin&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.&#8221;; &#8220;Gizlilik Dereceli Birim, Kısım ve Görevler&#8221; başlıklı 6. maddesinde; &#8220;&#8230;..</p>



<p>A- Gizlilik dereceli birim ve kısımlar: a) Merkez teşkilatında; 1- Müsteşarlık ve Müsteşar Yardımcılığı makamlarının özel büroları, ana hizmet birimlerinin denetim birimi başkanlıkları, özel büroları ile personel şubesi müdürlükleri, danışma ve denetim birimlerinin ve yardımcı birimlerin özel büroları ile personel şubesi müdürlükleri, 2- Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, Personel Genel Müdürlüğü, Savunma Sekreterliği ve Özel Kalem Müdürlüğü, b) Taşra teşkilatında; Defterdarlık, Gelirler Bölge Müdürlüğü ve İşletme Bölge Müdürlüğü bünyesindeki denetmenler büroları, özel bürolar ile personel birimleri, c) Yurtdışı teşkilatında; Maliye Müşavirlikleri ile Maliye Ataşelikleri.</p>



<p>B- Gizlilik dereceli görevleri yürüten personel: a) Unvanına bakılmaksızın yukarıda (A) bendinde sayılan yerlerde görevlendirilen personel, b) Görevli olduğu yer dikkate alınmaksızın, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında çalışan müdür ve daha üst düzeydeki personel, koruma ve&nbsp;güvenlik&nbsp;görevlileri ile kozmik evrak personeli, c) Kontrolörler ve Stajyer kontrolörler, d) Hazine avukatları, e) Özel Yönetmeliği bulunan merkez teşkilatı uzmanları ile denetmenler ve bunların yardımcıları. f) Birim amirince (Merkez ve döner sermaye teşkilatında Genel Müdür, Başkan veya Müstakil Daire Başkanı, taşra teşkilatında Defterdar veya Bölge Müdürü) hakkında&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması&nbsp;ve Arşiv Araştırması yaptırılması uygun görülen personel&#8221; kurallarına yer verilmiştir.</p>



<p>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>4045 sayılı&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne yer verilerek temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve son fıkrasında da herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “&#8230;adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal&nbsp;güvenlik&nbsp;numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve muhtemel kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği, kuralda&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken, Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, bir başka ifadeyle&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği,&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br>Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasaya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>Anayasa&#8217;nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, &#8220;Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete&#8217;de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete&#8217;de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez&#8221;; beşinci fıkrasında, &#8220;İptal kararları geriye yürümez&#8221;; altıncı fıkrasında ise, &#8220;Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete&#8217;de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.&#8221; kuralları yer almaktadır.<br>Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa&#8217;ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa&#8217;ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa&#8217;nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa&#8217;nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.</p>



<p>Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa&#8217;da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa&#8217;nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.<br>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, devletlerin milli güvenliğin korunması amacını gerçekleştirmede sahip oldukları takdir yetkisinin geniş olduğunu kabul etmektedir. AİHM, Sözleşme&#8217;ye taraf devletin milli güvenliği korumak için yetkili ulusal makamlarına ilk olarak kişiler hakkında bilgi toplama ve halka açık olmayan siciller tutma, ikinci olarak milli&nbsp;güvenlik&nbsp;bakımından önemli kadrolarda çalışmak isteyen adayların bu işe uygunluğunu takdir ederken bu bilgiyi kullanma yetkisi veren kurallara sahip olmaları gerektiğinde kuşku bulunmadığını belirtmektedir. (Leander/İsveç, SB.No: 9248/81, 26/3/1987)<br>Anayasa Mahkemesinin kararına ve AİHM içtihatlarına göre; kamu görevine atanmadan önce kişilerin&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural getirilmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak, bu alanda düzenleme getiren kurallarda, kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbir uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin açıkça gösterilmesi ve olası kötüye kullanmalara (keyfiliğe) izin verilmeyecek şekilde yeterli güvencelerin sağlanması gerekmektedir.</p>



<p>Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek personel hakkında&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturmasının&nbsp;hiç bir şekilde yapılmayacağını değil; aksine,&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;veya arşiv araştırmasına dair detayların kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturmasının&nbsp;veya arşiv araştırmasının yapılabileceğini ortaya koymuştur.</p>



<p>Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere,&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete&#8217;de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa&#8217;nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay&#8217;ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa&#8217;ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa&#8217;ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa&#8217;nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak&nbsp;güvenlik&nbsp;soruşturması&nbsp;ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</p>



<p>Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması&nbsp;ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur.</p>



<p><br>Bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun&#8217;un Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun&#8217;un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun&#8217;un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun&#8217;a yapılan atıfların bu Kanun&#8217;a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı&nbsp;Güvenlik&nbsp;Soruşturması&nbsp;ve Arşiv Araştırması Kanunu&#8217;nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuzdur.</p>



<p><a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/90-gun-rapor-alinmasi-sebebi-ile-sozlesme-feshi/" title="">90 Gün Rapor Alınması Sebeb</a>i İle Sözleşme Feshi adlı yazımızı incelediniz mi?</p>



<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=7315&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" title="">Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu</a> için tıklayınız.</p><p>The post <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/guvenlik-sorusturmasi-olumsuz-sonuclanmasi-iptal-davasi/">Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlanması-İptal Davası</a> first appeared on <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com">Yavuz Hukuk ve Danışmanlık-Askeri Avukat</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Askeri Disiplin Cezalarına Karşı İtiraz ve İptal Davası</title>
		<link>https://yavuzhukukvedanismanlik.com/askeri-disiplin-cezalarina-karsi-itiraz-ve-iptal-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Muhammed Talha Yavuz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Sep 2023 13:17:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Askeri Disiplin Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Ceza Avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplin Cezası]]></category>
		<category><![CDATA[TSK Disiplin Kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yavuzhukukvedanismanlik.com/?p=2399</guid>

					<description><![CDATA[<p>Askeri Disiplin Cezaları-İptal Davası Askeri Disiplin Cezası Nedir? Askeri disiplin cezasını tanımlamadan önce askerlik nedir, disiplin ve disiplinsizlik nedir buna değinmekte fayda var. Asker, askerlik mükellefiyeti altına giren şahıslarla özel kanunlarla Silahlı Kuvvetlere intisap eden ve resmi kıyafet taşıyan şahıslara denir. Askerlik ise harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir. Askerliğin temeli ise disiplindir. Disiplin, kanunlara, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/askeri-disiplin-cezalarina-karsi-itiraz-ve-iptal-davasi/">Askeri Disiplin Cezalarına Karşı İtiraz ve İptal Davası</a> first appeared on <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com">Yavuz Hukuk ve Danışmanlık-Askeri Avukat</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="wp-block-heading">Askeri Disiplin Cezaları-İptal Davası</h1>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="940" height="788" src="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/09/Asker-Disiplin-Cezasi.webp" alt="askeri disiplin cezası" class="wp-image-2433" srcset="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/09/Asker-Disiplin-Cezasi.webp 940w, https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/09/Asker-Disiplin-Cezasi-300x251.webp 300w, https://yavuzhukukvedanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/09/Asker-Disiplin-Cezasi-768x644.webp 768w" sizes="(max-width: 940px) 100vw, 940px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Askeri Disiplin Cezası Nedir?</h2>



<p><p style="text-align: justify;">Askeri disiplin cezasını tanımlamadan önce askerlik nedir, disiplin ve disiplinsizlik nedir buna değinmekte fayda var. Asker, askerlik mükellefiyeti altına giren şahıslarla özel kanunlarla Silahlı Kuvvetlere intisap eden ve resmi kıyafet taşıyan şahıslara denir. Askerlik ise harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir. Askerliğin temeli ise disiplindir. Disiplin, kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">6413 Sayılı TSK Disiplin Kanununa göre disiplinsizlik, disiplin cezası ile cezalandırılan fiil ve halleri, disiplin cezası ise disiplinsizlik nedeniyle yetkili kişi veya kurullar tarafından verilen ve TSK Disiplin kanununda gösterilmiş olan yaptırımları ifade eder.</p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Askeri Disiplin Cezaları Nelerdir?</h2>



<p><p style="text-align: justify;">Askeri Disiplin cezaları TSK Disiplin Kanununun 11. Maddesinde subay, astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şu şekilde belirtilmiştir;</p></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>Uyarma</li>



<li>Kınama</li>



<li>Hizmette kısmi süreli devam</li>



<li>Aylıktan Kesme</li>



<li>Hizmet yerini terk etmeme</li>



<li>Oda Hapsi</li>



<li>Silahlı Kuvvetlerden ayırma</li>
</ol>



<h2 class="wp-block-heading">Askeri Disiplin Cezaları Kimler Tarafından Verilir?</h2>



<p><p style="text-align: justify;">Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Disiplin cezasının verilebilmesi için öncelikle bir disiplin soruşturması veya tahkikat yapılması gerekir. Gerçekten de Kanunun 7. Maddesi “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapar.” demektedir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Disiplin soruşturmacısı olarak tek bir kişi görevlendirilebileceği gibi en az üç kişiden oluşan bir heyet de görevlendirilebilir. Heyet başkanı hariç olmak üzere gerek görülmesi hâlinde, hakkında disiplin soruşturması yapılacak kişiden rütbe veya kıdemce daha aşağıda heyet üyeleri görevlendirilebilir. Disiplin soruşturmacıları ve heyeti, kendilerini görevlendiren disiplin amiri adına; disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, savunma alma, tanık dinleme, bilirkişi görevlendirme, keşif yapma, hâkim veya savcı kararı gerektirmeyen durumlarda kriminal inceleme yaptırma da dâhil olmak üzere her türlü inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisini haizdir.</p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Askeri Disiplin Cezalarının Yerine Getirilme Şekli</h2>



<p><p style="text-align: justify;">Uyarma cezası; personele, görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Kınama cezası; personele, görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Hizmete kısmi süreli devam cezası; disiplin cezası verilen personele mesai sonrasında günde üç saati ve her hâlde saat 24.00’ü geçmeyecek şekilde, kadro görevinde veya kadro görevi dışında statüsüne uygun askeri hizmetlerin yaptırılmasıdır. Ceza, tatil günleri dışında yerine getirilir ve cezanın yerine getirilmesi esnasında personel hizmette sayılır. Cezanın yerine getirilme şekline ilişkin hususlar, cezayı veren disiplin amiri tarafından ilgiliye tebliğ edilir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Aylıktan kesme cezası; disiplin cezası verilen personelin, sosyal güvenlik mevzuatına göre hesaplanan prime esas kazanç tutarından ekli sayılı çizelgede belirtilen oranlarda kesinti yapılmasıdır. Ceza, aylığı tahakkuk ettiren birimce personelin aylığından kesilmek suretiyle yerine getirilir. Aylıktan kesme tam lira üzerinden yapılır ve kuruşlar dikkate alınmaz.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Hizmet yerini terk etmeme cezası; personelin mesai bitiminden sonra görev yaptığı yerden ayrılmayıp resmî daire, kışla, eğitim alanları ile sair yerlerdeki hizmetine devam etmesidir. Bu ceza disiplin amirleri tarafından ekli sayılı çizelgeye göre; disiplin kurulları tarafından dört ila on güne kadar verilebilir. Ceza verilen personel için uygun bir yatma yeri tahsis edilir. Tatil günlerinde cezanın yerine getirilmesine ara verilir. Cezanın yerine getirilmesi sırasında, hizmete ilişkin hâller hariç, günde toplam bir saati geçmemek üzere ziyaretçi kabul edilebilir.</p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Askeri Disiplin Cezalarında Zamanaşımı</h2>



<p><p style="text-align: justify;">Disiplin Kanununun 39. Maddesine göre “Disiplin amirleri tarafından, disiplinsizliğin kendileri tarafından öğrenilmesinden itibaren <strong>bir ay</strong> ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren <strong>iki yıl</strong> geçtikten sonra disiplin cezası verilemez. Fiil, inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmiş ise, bir ay içerisinde inceleme ve araştırmaya başlanmış olmak ve altı ayı geçmemek kaydıyla, inceleme ve araştırma için geçen süre bir aylık süreye dâhil edilmez.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Disiplin kurullarında yapılan tahkikatlarda, fiilin disiplin amiri tarafından öğrenilmesinden itibaren <strong>altı ay</strong> ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren <strong>iki yıl</strong> geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek durumun oluştuğunun disiplin amirleri tarafından tespit edilmesinden itibaren <strong>bir yıl</strong> ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren <strong>beş yıl</strong> geçtikten sonra aynı sebeple yüksek disiplin kurulu tarafından ceza verilemez.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Fiilin disiplin cezasını gerektirdiği savcılık, mahkeme, disiplin kurulu tarafından anlaşılırsa, yukarıdaki fıkralarda belirtilen zamanaşımı süreleri, bu konu ile ilgili karar veya hükmün kesinleşerek evrakın yetkili makama iade edildiği tarihten itibaren başlar.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar.</p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Askeri&nbsp;Disiplin Cezalarına Karşı İtiraz Yolu</h2>



<p><p style="text-align: justify;">Öncelikle bilinmelidir ki 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunun 13 maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen istisnai haller dışında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">İsnat olunan hususlar ile savunma için verilen süre açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirilir. Yüksek disiplin kurulunun görevine giren disiplinsizliklerde verilecek savunma süresi <strong>üç</strong> iş gününden, diğer disiplinsizliklerde ise iki <strong>iş</strong> gününden az ve her hâlde <strong>beş</strong> iş gününden fazla olamaz. Savunması istenen kişinin talebi hâlinde ilave savunma süresi verilebilir. Ancak, ilk verilen savunma süresi ile ilave verilen savunma süresinin toplamı beş iş gününü geçemez. Verilen süre içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.</p></p>



<h3 class="wp-block-heading">Disiplin Cezalarına Kaç Gün İçinde İtiraz Edilebilir?</h3>



<p><p style="text-align: justify;"><strong>Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, </strong>cezanın tebliğ edilmesinden itibaren&nbsp;<strong>iki iş günü içinde itiraz edilebilir</strong>. İtiraz, bir üst disiplin amirine yazılı olarak yapılır. Süresi içinde itiraz edilmez ise ceza kesinleşir.</p></p>



<p><p style="text-align: justify;">Cezanın tebellüğünden kasıtlı olarak imtina edilmesi hâlinde bu durum en az iki imzalı bir tutanakla tespit edilir. Tutanağın tutulduğu tarih tebliğ tarihi sayılır.</p>



<p><p style="text-align: justify;">&nbsp;İtiraz, yetkili üst disiplin amiri tarafından üç iş günü içinde karara bağlanır. İlave inceleme yapılmasının gerekli olduğu durumlarda bu süre bir katına kadar uzatılabilir.</p>



<p><p style="text-align: justify;">&nbsp;İtiraz haklı görülürse, itirazı inceleyen üst disiplin amiri verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. İtiraz haklı görülmez ise ret olunur. Karar itiraz edene tebliğ edilerek kesinleşir.</p>



<p><strong>Disiplin kurulu tarafından verilen kararlara karşı </strong>tebliğinden itibaren <strong>beş iş</strong> günü içinde, teşkilatında disiplin kurulu kurulan komutan veya askeri kurum amiri ile hakkında karar verilen kişi tarafından bir üst komutanlığın disiplin kuruluna iletilmek üzere itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmez ise ceza kesinleşir.</p>



<p>&nbsp;Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıkları teşkilatında kurulan disiplin kurullarının kararlarına karşı yapılan itirazı, Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında kurulan disiplin kurulu inceler.Millî Savunma Bakanlığı teşkilatında kurulan disiplin kurulunun kararlarına karşı yapılan itirazı, hükme katılanlardan daha kıdemli olan başkan ve üyelerden kurulan yeni bir kurul inceler. Ancak, uygun nitelikte başkan ve üye bulunmazsa, en yüksek komuta makamından itibaren sıra ile aşağı derecedeki komuta mevkilerinde bulunan subaylar başkan ve üye olarak görevlendirilir.</p>



<p>İtiraz üzerine üst komutanlık disiplin kurulunun disiplin subayı, dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren beş iş günü içinde gerekli incelemeyi yapar ve mütalaası ile birlikte dosyayı disiplin kuruluna sevk eder. Disiplin kurulu en geç on iş günü içinde dosyayı inceleyerek kararını verir. Üst komutanlık disiplin kurulu gerekli gördüğü tahkikatın yapılmasını isteyebilir veya tahkikatı kendisi yapabilir. Bu hâlde tahkikat için geçecek süre on iş günlük süreye dâhil değildir.</p>



<p>Milli Savunma Bakanlığı veya üst komutanlık disiplin kurulları itirazı yerinde görürse yeni kararı kendisi verir. Aksi hâlde itirazı reddeder. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yargı Yolu</h3>



<p><p style="text-align: justify;">Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen disiplin cezalarına karşı <strong>iptal davası</strong> açılabilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Görevli ve yetkili mahkeme neresidir?</h3>



<p><p style="text-align: justify;">Görevli mahkeme İdare Mahkemesidir. Yetkili mahkeme İYUK gereği son görev yaptığı yer mahkemesi yetkilidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Dava Ne Zaman Açılır?</h3>



<p><p style="text-align: justify;">Dava açma süresi, cezanın kesinleşmesinden itibaren başlar. Ancak Türk karasuları dışındaki gemilerde verilen cezalarda, dava açma süresi geminin bağlı bulunduğu üsse/limana dönmesiyle başlar.</p>



<p><p style="text-align: justify;">Kişi Ceza kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde iptal davası açabilir.</p>



<p><p style="text-align: justify;">Disiplin cezalarının iptali için alanında uzman disiplin avukatı ya da askeri ceza avukatından destek alınması tavsiye olunur.</p><p>The post <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com/askeri-disiplin-cezalarina-karsi-itiraz-ve-iptal-davasi/">Askeri Disiplin Cezalarına Karşı İtiraz ve İptal Davası</a> first appeared on <a href="https://yavuzhukukvedanismanlik.com">Yavuz Hukuk ve Danışmanlık-Askeri Avukat</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
